Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
16 Mayıs 2017 - Salı 08:08 Bu yazı 1471 kez okundu
 
CENNETE DOKUNUŞ -1-
Fevzi YURTOĞLU
 
 

    Ülkemizin yaşadığı terör olayları, cunta girişimi ve ardından gergin geçen Halk Oylaması ortamından biraz uzaklaşarak bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum:

     Ayrılmak zordu, evinde yaşamaktan vazgeçmeyen ve son olarak hizmetini 33 gün yaptığım annemden. Kutsal nöbetimi kardeşim Ahmet'e gururla vermiş ve 83 yaşında, artık zorlukla temel  ihtiyaçlarını karşılayan validem yalnız kalmamıştı. Ayrıldığım gece, hasta bakımı bilgileri'ni (kendimce isimlendirdiğim Kutsal Nöbet Talimatı'nı) bir kağıda yazarak 02:00'da salon duvarına astım. Kalp-safra kesesi ameliyatları sırasında yaptığım gibi, fotoğrafını çekerek de belgeledim. Bu davranışım, son yıllardaki sözün değerinin düşüşünden, insanların güvenirliliğinin kaybolarak kayıtların temel alınmasından kaynaklanmaktaydı. Son anda içimden gelerek kaleme aldığım Talimatın son maddesi ise, anlayanlara sanki bir tokattı; “Anasına hastayken bakmayan, delikanlı gibi, miras almaya da gelmesin”! Hiç kimse “benim yoğurdum kara demeyeceğini bildiğim halde yine de bu notu yazmıştım...

     Halk Oylaması'na katılmak için, Ankara-İzmit hızlı trenine binerken içim huzur doluydu. Çocukken ders çalıştığımız zannedilen odadan top oynamaya kaçmamıza hoşgörüyle bakan, Başkentin ayaz günlerinde dahi, eve 300 m. uzaklıkta, sıra kavgalarının eksik olmadığı İskitler Mahalle Çeşmesi'nden su ihtiyaçlarımızı ablamla birlikte taşıyan, güçlükle tutuşan odun talaşı sobasıyla bizleri ısıtmaya çalışan annem; bizleri (5 yavrusunu) zorlukla büyütmüştü. Nedense tüm çocuklarını okula yazdırma ve veli toplantıların tamamına katılmak da anama nasip olmuştu. Babamın erken denecek yaşta ölümü ile 45 yaşında da dul kalmıştı.

      Şimdi, şükürler olsun ki yaptığım bu küçük hizmetler sonrasında annem yine; “Hakkım helâl olsun” demişti. O'nun helâllik vermesi sonrası yastığa kafayı koyarken uyumak, herhangi bir soruya tereddütsüz-yalansız ve doğru yanıtlar vermek, hayat yolculuğunda arkada hep doğru izler bırakmak çok güzeldi. Mevlâna ne demişti; “Doğruysa kalpler, sözler de doğrudur”. Bir söz, hatalı gibi görünse de, kişinin gönlü ve niyeti doğruysa, o yönde hakikati söylemiştir. Mutlaka ve başkaca, söylenecek çok laf da tabii ki vardır. 

      Her neyse, biz devam edelim Ankara seyahatimizdeki 33 günümüze;

      Yahu, bir evin işi hiç bitmez mi? Sabah kalkar-kalkmaz 'boğaz' derdi. Dünden kalan çayı dök ve çaydanlığın kirecini temizle. 'Suyu kaynayınca' çayı demle, kısık ateşe al, eksilen suyunu tamamla. Kırdığın yumurtanın kabuğunu tavadaki yağa düşürme. Bu arada ekmek kızart, tabii ki ekmeği ince dilimle ve üzerine yağ sür. Öncesinde yağ ve yumurtayı dolaptan çıkar, peynir-reçel gibi yiyecekleri de al ve sofraya taşı. Hayda, ekmek bitmiş, bakkala koş, al gel, sakın dışarı çıkarken evin anahtarını unutma. Çünkü annemin kapıyı açması 15 dk. sürdüğü için valla sokakta öylesine beklersin, eğer tavadaki yağ, kızartılan ekmek ocaktaysa evi de yakarsın, bakacam dediğin ananı da... Bir defa geldi başıma, aman Allah'ım, neyse rezil olmamak için burda yazmıyorum.

         Haydi çok şükür hazırlık ve kahvaltı faslı bitti. Bitti de, ardından masadakileri toplama, kahvaltılıkları buzdolabına koyma ve bulaşık derdi. Bulaşık yıkamak için sıcak su, sünger ve deterjan ve bir yıkama kabı hazır olmalı. Güzelce durulamaya da dikkat et. Bardak ve tabakları kırma. Kendini-elini kesme. Eğer kırdıysan cam bardak-tabak, kimseye zarar vermemesi için kırıkları iyice topla. Kurumuş tabakları yerine yerleştirmeyi ve tekrar kolaylıkla bulman için eski yerine yerleştirmeyi unutma. Hop, bu arada anamızın aç karna alacağı ilacı unuttuk, hadi bugün tok karna yutsun, ama yarın aynı hatayı yapma. Kahvaltı sonrası su ile birlikte diğer haplarını ver. Masayı ve mutfağı temizle. Şansızlık ki evimize ilk gelen mutfağı görüyor. Gel de pis bırak! Hay Allah, makalem bitecek daha kahvaltıdayım.

     Bu arada eve yeğenlerin gelecekse, kırılacakları ve özellikle bıçakları ulaşılmaz yere koy. Yoksa elleriyle koymuş gibi bıçakları buluyor yumurcaklar ve aniden karşına bıçakla ve Erol Taş gibi çıkıyorlar. Bir de ellerin ıslakken, meselâ bulaşık yıkarken prizlere asla dokunma, elektrik, terlikli olsan dahi yamultuyor insanı. Vallahi hâlâ sağ işaret parmağım sızlıyor.

      Eh artık, bu kadar iş sonrası şimdi biraz dinlenmeyi hakettik. Aaaaaa, evin çamaşırları yığılmış ve kokmaya başlamış. (Haftaya devam edeceğiz inşaallah.) Selam ve saygılarımla...

 
Etiketler: CENNETE, DOKUNUŞ, 1
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Öne Çıkanlar
Alıntı Yazarlar
Konya
Az Bulutlu
Güncelleme: 10.07.2020
Bugün
22° - 31°
Cumartesi
19° - 30°
Pazar
19° - 31°
Konya

Güncelleme: 10.07.2020
İmsak
03:45
Sabah
05:30
Öğle
13:00
İkindi
16:53
Akşam
20:21
Yatsı
21:59
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir FK
66
0
3
9
19
31
2
Trabzonspor
62
0
3
11
17
31
3
Sivasspor
54
0
7
9
15
31
4
Galatasaray
52
0
7
10
14
31
5
Alanyaspor
51
0
8
9
14
31
6
Fenerbahçe
50
0
9
8
14
31
7
Beşiktaş
50
0
10
5
15
30
8
Göztepe
39
0
12
9
10
31
9
Antalyaspor
38
0
11
11
9
31
10
Gaziantep FK
38
0
10
11
9
30
11
Kasımpaşa
36
0
14
6
10
30
12
Gençlerbirliği
33
0
14
9
8
31
13
Yeni Malatyaspor
32
0
15
8
8
31
14
Denizlispor
32
0
15
8
8
31
15
Çaykur Rizespor
32
0
17
5
9
31
16
Kayserispor
31
0
16
7
8
31
17
Konyaspor
30
0
12
12
6
30
18
MKE Ankaragücü
26
0
15
11
5
31
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı
UA-111643594-1 istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort escort istanbul istanbul escort