Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
12 Ekim 2016 - Çarşamba 13:45 Bu yazı 1513 kez okundu
 
KANLI OYUN VE KİRLİ GÜÇ 1-2-3
Fevzi YURTOĞLU
 
 

     Türkiye’nin ve dünyanın tüm gözleri üzerindeydi. Arabaya devletin başı olarak gurur ve şerefle oturdu. Gazeteciler bir poz almak için büyük mücadele veriyordu. Bindiği araba, ülkesi ve istikbâli için büyük bir devrimdi, dünyaya ise bir başkaldırıydı. Türkler isterse yapardı. Menderes Hükümeti bir ihtilalle alaşağı edilmişti.  Halkın morale ihtiyacı vardı. “Tecrübe” isimli devrim arabası, Türk mühendisinin-işçisinin alın teriyle -tehditlere rağmen 4.5 ay gibi kısa zamanda- imal edilmişti. Şimdi bu millî araca binerek 1961 yılının Cumhuriyet Bayramı törenlerine iştirak edecekti.

    Ancak, siyah renkli araç meclis bahçesinde 100 metre kadar gittikten sonra stop etmişti. Herkes şaşkındı. Çalıştırılamayan arabadan Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in aşağı inişi sanki bir asır gibiydi. Ertesi gün, tüm basın dalga geçecek malzeme bulmuştu. “Yahudi ve Hristiyan ve işbirlikçilerinin tetiklemesiyle” bu mükemmel projeyle dalga geçeceklerdi. Sadece benzin konulması unutulmuş, ancak Eskişehir Vagon Fabrikasında seri üretimi hazır, bu yüzde yüz millî proje rafa kaldırılacaktı. 1940-1950 yılları arasında bizzat hükümet tarafından desteklenmeyerek yok edilen Türk Uçak Sanayi gibi.

    Aslında rafa kaldırılması gereken, geleceği göremeyen ve milli olamayan kafalardı. Tamamen alın terimizle imal edilmiş 4 araçtan birisi (55 yıl sonra) bu gün hâlâ çalışmakta ve Eskişehir’deki metevazi köşesinde, bükük boynunu düzeltecek ziyaretçilerini ve ülke liderlerini beklemektedir!

 Türkiye, büyük bir sanayi atılımını kaçırırken Yahudi destekli Vehbi Koç Anadol isimli aracın seri üretimine başlar.(1966). Ardından Koç Arçeliği satın alır, sonra da BEKO’yu kurar,.Siyonist Bernar Nahum ile. (Bernar’dan BE ve Koç’tan KO ile BEKO). Ve bu ortağının, 1918 yılında Osmanlı altınları ile Romanya’ya kaçan Haim Nahum’un oğlu olduğu söylenmekte. Aynı zamanda Haim, Hilafet kaldırıldıktan sonra Lozan’ın imzalanması sözü veren adam olarak da bilinmekte. (Rauf Orbay hatıraları).

      Yıl 2016 ve ülkemizde bulunan 20 milyonu aşan taşıtlar için yabancılara milyarca dolar ödemişiz.  Bu kadar araçtan bir tanesinin bile (Erbakan’ın dizel pancar motoru hariç) Türk patentli olmaması ve sanayimizin hâlâ yabancı ellerde olması ne acı. Eğer devrim aracına benzin konulsaydı, sanayi kaderimiz değişir miydi? bilinmez, lakin bugün Yahudiler güçlerini birleştirerek yeryüzünün geleceğine ve kirli oyunlara damga vurmaya devam ediyor!  Masum milyonlarca insan, para ve petrol uğrunda “demokrasi ve terör” bahaneleriyle kurban ediliyor.

    Hava, deniz ve karayolunun tüm ulaşım araçlarının yakıtı olan petrol ve doğal gaz, aynı zamanda sıcak yuvamızda yaşamamızı sağlamakta. Tıpta ise kanın durdurulması, diş ağrısı, yaraların iyileştirilmesi, temizlik, nefes darlığı ve hatta romatizma tedavisinde de baş aktördür.  Bilim insanlarımız, gübre ve asfalt dahil, 80 binden fazla maddenin petrol mâmülü olduğunu açıklamakta.

18.yüzyıl sonlarında ise sanayi devrimiyle birlikte liderlerin ve kapitalizmin çarkları petrolün eline geçiyordu. Bu kötü gidişi hisseden dünya liderlerinden Abdülhamit Han, Ortadoğu’daki petrol bölgelerinin haritasını çıkartmış, tapularını üzerine aldırmış ve Siyonist katil devlet İsrail’e  “tahtını bırakma pahasına” toprak satmamıştı. Ve sözde Türk aydınlar, dış güdümlü yazarlar böyle bir lidere Kızıl Sultan lakâbını takacaklardı.

     Yüzlerce yıldan beri ticarette ve tefecilikte bir numara olan Yahudi ailelerinden Rockefeller ailesi Amerika’da petrol üretimine (1882) başlar. İngiltere’de yaşayan akrabası Rotschild ailesi de aynı yıllarda Rusya’da petrol çıkartmaya ve satmaya başlarlar.

    Bu iki Yahudi ailesi, Sanayi Devrimi ile 1 ve 2. Dünya Savaşları’ındaki sınırsız petrol ihtiyaçlarını karşılayarak milyar dolarlar kazanırlar. Bu paralarla ABD, Rusya, İran, Meksika, Venezüela, Irak, Hazar Denizi, Arabistan, Kuveyt ve Libya’da petrol üreterek, Kârun gibi, halen yeryüzünün en zengin aileleri olurlar.  Geçen sene 100 yaşına giren süper zengin Yahudi David Rockefeller, 1915 doğumlu olup, 6 kalp nakli, 3 böbrek ve 2 ciğer nakli geçirmiştir. Doğum gününde ‘amacının 200 yılına kadar yaşamak’ olduğunu açıklamıştır.!!!      

     Bu Rockefeller ailesi, aynı zamanda dünyanın dev petrol şirketleri Standart Oil, Exxon, Mobil yanında ABD’nin en büyük bankası Chose Manhatten Bank’ın sahibidir. Bütçeleri 5-15 trilyon dolar arasında tahmin edilip, bugün çoğu ülkeyi satın alacak seviyededir. Tabii ki Abd’li senatörlerin belirlenmesi, dünya liderlerinin ve hükümet başkanlarının -Baba oğul Bush’lar, Reagenlar, Nixon’lar, Ford’lar, Obamalar ve Rusya’da Boris Yeltsinler’in- seçimi kolay iştir onlara. Ve gerektiğinde Türkiye’de Menderes ve Abd’de ’de Başkan Harding gibi üst seviyedeki insanların da öldürülmesi sorun değildir. Bin Ladin, Saddam, Kaddafi, Fetullah Gülen, Mısır’da El Sisi ve Esat gibi insanları istedikleri şekilde kullanıp atmak kolaydır vahşi kapitalizmin seçilmiş efendilerine.

      Türkiye’de  Petrol Fırtınası yazarı Raif Karadağ,  e. Bnb. İhsan Güven, Müh. Altan Duransoy (1965),  Batmanda Cudi dağında 6 petrol mühendisimizin (1992) Pkk’lılar tarafından öldürülmesi, Uğur Mumcu, Eşref Bitlis ve Muhsin Yazıcıoğlu ve hatta Özal gibi bazı ileri gelen şahsiyetlerin şüpheli ve faili meşhul cinayetlere maruz kalması çok üzücü. Bilmediklerimiz ne kadardır onu da tarihe bırakıyorum.

        Ayrıca, Dünya Savaşları ve Japonya’ya 2 atom bombasının atılması, zengin maden ve petrol yataklarına sahip Afganistan, Irak, Mısır, Suriye ve libya’da öldürülen milyonlarca masumun kanlarında da Yahudi Rockefeller ve Rodschild ailesinin ve yardakçılarının parmak izleri vardır.  Hatta Yahudiler, Musul petrollerinden istedikleri payı alamayınca da Amerika Lozan’ı imzalamamıştır.

      Dünyayı ahtapot gibi sarmış, ancak ismi hiçbir yolsuzluk ve mahkeme olaylarında geçmeyen bu aileleri ve siyasi ilişkilerini gördüğünüz zaman “Türkiye ve diğer devletlerde seçimin ne anlamı var”? diye, kendime soru soruyorum. Türkiye’de Atatürk’ten sonraki tüm seçilmişlerde, 15 Temmuz cunta girişiminde ve dünyadaki tüm seçimlerde ve ihtilallerde bu Yahudî ve masonların izlerinin olmaması mümkün mü?

      2000 yılı başlarında Amerika’da yeni bir senaryo hazırlanmıştır. Ve meşhur tarih 11 Eylül 2001’de İkiz Kuleler yolcu uçaklarıyla vurulmuş ve tüm dünyaya yutturulmuştur. Ardından İslâm devletlerine yapılan askerî harekâtlarda milyonlarca Müslüman katledilmiştir. Bu hususta İng. devlet adamı W. Churchill 1936 yılında; “Bir damla petrol, bir damla kandan daha kıymetlidir” diyerek, petrol bölgelerindeki milyonlarca insanın öldürülebileceğine önceden yeşil ışık yakmıştır. Buna Afrika’da açlık ve susuzluktan, mültecilerden yollarda ölen milyonlarcası da eklenmelidir.

     Ayrıca, tüm dünyada kara yoluna, kamyonlara ve özel araçlara çok önem verilmiş, insanoğlu ana damarından bir uyuşturucu gibi petrole bağlanmıştır. Demiryolu ve deniz ulaşımını dünya liderlerinin-hükümetlerinin desteklemesine izin verilmemiştir. Araçlardan yayalara yer kalmadığı dünyamızda, her devletin petrole yıllık masrafı milyar dolarları ve toplamda trilyon dolarları bulmaktadır. Ülkemizin benzin istasyonlarında aylık sadece kart kullanımı 5 milyar liraya yakındır. Bu paranın çoğunun Yahudi ailelerine ve işbirlikçilerinin cebine gittiğini hiç düşündünüz mü?

 Abdülhamit Han tahtı pahasına izin vermemesine rağmen 1948’de İsrail Devleti’nin kurulması engellenemez. Devletlerin milli sanayisi, deniz ve demiryolu projeleri desteklenmez. Kanlı paralarının gücüyle Amerika, Rusya, Almanya ve İngiltere üzerinde söz sahibi olarak, merkez bankalarını ve dünya siyasetini de yönlendirirler.  

   Türkiye’nin petrol hikayeleri iç açıcı değildir. Dört bir etrafımızda petrol fışkırdığı halde, biz adeta nal toplamaktayız. Bu husustaki ilk senaryo, yabancıların petrol bulduktan sonra kuyulara beton dökerek kapatmasıdır. Bizi çok üzen bu senaryoya karşın, enerji yetkililerimiz “rakımı yüksek olan yurdumuzdan petrolün varil başına maliyeti çok fazladır, ayrıca, deprem kuşağındaki Anadolu’nun kırık fay hatları nedeniyle petrol yer altında gölcükler halinde bulunmakta ve bu da tesis maliyetini artırmaktadır.

   Ülke giderlerimiz içinde petrol ve gaza giden yıllık ort. para 60 milyar dolarla birinci sıradadır. Bunun sadece onda birini topraklarımızdan karşılayabiliyoruz. Dünya jandarması Amerika da dünyanın en büyük petrol tüketicisidir. İhtiyacının yüzde 60’ını dış ülkelerden, Arabistan ve Irak gibi kaynaklardan karşılamaktadır. Onbin km. öteden gelerek Pkk-Pyd'nin desteklenmesi, Irak ve Suriye’li Müslümanların yok edilmesi, İran’a yaptırımlardan vazgeçilmesi ve Sûûd Kırallığı ile şimdilik iyi geçinmesi ABD’nin bu acil nakit (petrol) ihtiyacındandır.

      Petrol ve doğalgaz hayatımızı kolaylaştırırken, yeryüzünün hava, su ve toprağını 1. derecede kirletmektedir. Halen büyük şehirler, otoban ve havayolu çevreleri egzoz gazlarından yaşanmaz haldedir. Yakın zamanda kutuplarda eriyecek buzullarla, denizlerimizin metrelerce yükseleceği beklenmektedir. Kanserin ve genel hastalıkların en büyük tetikleyicisi petrol kökenli hava kirliliğidir. Dilovası’nın vahim durumunu örnek verebiliriz.

     Afrika’da insanlar 1-2 dolar kazancıyla açlıktan ve susuzluktan ölmemeye, süper zengin Yahudi ve ortakları da 200 yıllık uzun bir ömür sürmeye çalışmakta. Yeter artık, uyanalım! Yahudi-Haçlı sermayesi “Bir depo benzinden, bir koladan, su ve sütten, araba lastiğinden, hamburger ya da pizzadan bir şey olmaz” denmemelidir. Köylümüz, bakkalımız ve esnafımız, kısaca biraz pahalı da olsa daima Türk sermayesi ve alın terimiz desteklenmelidir.

  Yahudi-Hristiyan kültürü-bencillik aşılayan, aile düzenimizi yıpratan “tv. kanalları ve basın” takip edilmemelidir. Çocuklarımız aile ortamında, ahlâklı ve vatan sevgisi ile büyümelidir.

     Deniz ve demiryolu ulaşımına ve sonsuz kaynak güneş enerjisine ağırlık verilmelidir. Petrolün yerini alacak zengin ‘Bor’ ve geleceğin nükleer enerji yakıtı ‘Toryum’ madenlerimizin ve petrol kadar değerli suyumuzun kıymeti bilinmelidir. Mutlaka 15 Temmuz millî ruhumuz devam ettirilmelidir. Milletimizin ve dünyamızın kurtuluş reçetesi bu engellerle dolu mücadelenin sonundadır. Karınca misali, herkes cürmü kadar yerini mutlaka yakmalıdır! Esen kalın.

 
Etiketler: KANLI, OYUN, KİRLİ, GÜÇ, 123
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Öne Çıkanlar
Alıntı Yazarlar
Konya
Az Bulutlu
Güncelleme: 03.07.2020
Bugün
20° - 31°
Cumartesi
20° - 33°
Pazar
21° - 35°
Konya

Güncelleme: 01.07.2020
İmsak
03:37
Sabah
05:24
Öğle
12:59
İkindi
16:52
Akşam
20:23
Yatsı
22:03
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir FK
60
0
3
9
17
29
2
Trabzonspor
58
0
3
10
16
29
3
Sivasspor
53
0
6
8
15
29
4
Galatasaray
52
0
5
10
14
29
5
Beşiktaş
50
0
9
5
15
29
6
Fenerbahçe
46
0
9
7
13
29
7
Alanyaspor
45
0
8
9
12
29
8
Göztepe
38
0
11
8
10
29
9
Antalyaspor
37
0
10
10
9
29
10
Kasımpaşa
35
0
14
5
10
29
11
Gaziantep FK
35
0
10
11
8
29
12
Denizlispor
32
0
13
8
8
29
13
Gençlerbirliği
31
0
14
7
8
29
14
Çaykur Rizespor
29
0
16
5
8
29
15
Yeni Malatyaspor
28
0
15
7
7
29
16
Kayserispor
28
0
15
7
7
29
17
Konyaspor
27
0
12
12
5
29
18
MKE Ankaragücü
25
0
14
10
5
29
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı
UA-111643594-1 istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort escort istanbul istanbul escort